MAĞAZA SAYISI: 288
  Yerel Marketim

Hakmar Mağazacılık Sancaktepe Deposu ve şirketin gelişim süreci ile ilgili Depo ve 2. Bölge Mağazalardan Sorumlu Müdür Turan Şahin’le görüştük. Hakmar Ekspres’in Tepeören’deki ana deposu her geçen günbüyümekte olan şirketin ihtiyaçlarına cevap veremeyecek duruma gelmeden tedbir olarak Sancaktepe’de yeni bir depo açma ihtiyacı duydu. Bu nedenle geleceğe dönük çalışmalarda Hakmar Ekspres’in önünü açmak ve sirkülasyonu hızlandırmak amacıyla kurulan depo başlangıç itibarıyla 42 - 43 mağazaya hitap etmektedir. Çalışma bölgesi ise Kartal Köprüsü’nden başlayıp, Sultanbeyli’nin bir kısmı ve boğaza kadar İstanbul Anadolu Yakası’nın batı kesimini kapsamaktadır. Sayın Turan Şahin Yeni kurulan bu depo ile ilgili olarak bizi aydınlatır mısınız? Yeni açılan bu depomuz şu an itibarıyla 3 860 adet palet kapasitelidir. İlerleyen zamanlarda 2 000 metrekarelik bir alan da depomuza katılacak ve kapalı alanımız 7 000 metrekareye yükselirken palet kapasitemiz ise 5 800’e ulaşacak. 

Bununla birlikte 430 metrekare soğuk hava depomuz bulunmaktadır. Şu an depomuzda 6 adet yükleme rampasıyla çalışıyoruz bu rampa sayısını da yakın zamanda 12’ye çıkartacağız. Çalışan sayınız hakkında bilgi verir misiniz? Sancaktepe depomuzda insan gücünden daha çok, son teknoloji ürünü forklift, transpalet gibi makinaları kullanarak verimliliği arttırmayı hedefledik. Böylelikle şu anda depomuzdaki 23 çalışanımızla birlikte işleri yürütebiliyoruz. Discaunta dayalı sistemlerin gereği olarak az insanla çok iş yapmayı kendimize düstur edindik. Bizim mağazalarımızda kurduğumuz sistem de aynı şekilde. Amacımız müşterinin vaktini değerli bilip, ona göre alışverişini kolaylaştırmak ve bekleme yapmasının önüne geçmek. Sayın Şahin; diğer discaunt marketlerden farklı olarak sizde açık manav reyonu var. Bu sistem değişikliğinden amacınız ne?

Hakmar Ekspres’ler olarak bizim mağazalarımızda manav reyonu var. Bundan amacımız müşterilerimizi zamandan tasarruf ettirip, elzem olan manav ihtiyaçlarını da mağazamızdan karşılamalarını sağlamak. Açık manav reyonu Hakmar Ekspres’lerden başka hiçbir discaunt mağazasında yok. Bu bizim için yeni bir proje, yeni bir tecrübe. Altını doldurabildiğimiz ve doğru çalıştırdığımız zaman bu sistemde de başarılı olunabileceğini uygulamalarımızla ispat etmiş olduk. Biz müşterinin neyi talep ettiğini, neye talip olduğunu gayet iyi biliyoruz. Mağaza konseptlerimizi de o doğrultuda hazırlıyoruz. Açıkçası ürünlerimizi sergileyip, müşterimizi bekliyoruz. Ürün açılımınız hakkında bilgi verir misiniz?

Hakmar Ekspres’lerin Ürün açılımı diğer discaunt marketlere kıyasla biraz farklı. Yaklaşık 910 kalem ürünle çalışıyoruz. Bu sayı içerisindeki yaklaşık 162 kalem ürün kendi ürünümüzdür. Bu ürün yelpazesindeki kaç kalem size ait, bunlar arasında süt ürünlerinin durumu ne? Daha önce de belirttiğim gibi, ürün yelpazemiz içindeki bu ürünlerden manav reyonu hariç, yaklaşık 162 kalemi bize ait, bunlar fason olarak yaptırdığımız veya kendi imalatımız olan ürünlerden oluşmaktadır. Diğer taraftan süt ürünleri ile ilgili çalışmalarımıza halen devam etmekle birlikte, Göynük markası altında 6 farklı gramajda yoğurdumuz, 3 farklı gramajda da tam yağlı ve yarım yağlı sütlerimiz var. Aktek ve Haktat markası ile de beyaz peynirlerimiz, kaşarımız, tereyağımız var. Sayın Turan Şahin; tedarik ettiğiniz veya imal ettiğiniz ürünlerin discaunt marketçiliğe etkileri nelerdir? Discaunt marketleri ayakta tutan ana mantık, kendi ürettiği ürünlerin satış içindeki oranının yüksekliğidir.

Şu an bizim 162 kalem ürünümüz, satış ciromuzun yaklaşık yüzde 35 – 40’ını teşkil ediyor. Bu da bizim için çok güzel bir rakam. Büyük marketleri de taşıyan, 10 bin kalem ürün içindeki 400 – 500 kalem üründür. Bunları koşan ürün olarak nitelersek, diğer ürünleri arkasında sürükleyen ürünlerdir bunlar. Bu ürünlerin doğru tespiti, bir discaunt mağazasının ayakta kalabilmesinin en önde gelen kriterlerindendir. Hakmar Ekspres’in Sancaktepe Deposu’nun kendisi için belirlediği bir hedef var mı? Bizim ilerleyen zamanlarda, mağaza geliştirme departmanımızı daha da büyüterek, bu depo için ortaya koyduğumuz bir hedefimiz var. Bu da haftada bir mağaza veya en az ayda üç mağaza açmak. Bu doğrultuda depoların ayrışmasından sonraki ilk mağazamızı da Sancaktepe’de açtık. Depomuzdaki yapılanmamızı tamamladıktan ve, sistemle ilgili ufak tefek aksaklıklarımızı giderdikten sonra, İnşaallah bölgemiz zor bir bölge olmasına rağmen çok iyi bir tarama yaparak, her hafta bir mağaza açma hedefimiz var. Turan Şahin; “Geleceğe dönük çalışmalarda Hakmar Ekspres’in önünü açmak ve sirkilasyonu hızlandırmak amacıyla Sancaktepe’de yeni bir depo açma ihtiyacı duydu. 2. Bölge diye nitelenen bu depo başlangıç itibarıyla 43 mağazaya hitap etmektedir.” dedi.

Hakmar Ekspres’in 1. Bölge Tepeören Deposu ile aranızda bir rekabet söz konusu mu? Şube açma konusunda 1. Bölge Tepeören Deposu ile aramızda tatlı bir rekabetin olması, şirketimizin gelişimi için şüphesiz ki güzeldir. Ancak kalite ve verilen hizmet konusunda birbirimizden farkımız yok. Biz birbirinden ayrılmış iki ayrı depo olmakla beraber, aynı hizmeti veriyoruz. Fakat şube açmada dikkat etmemiz gereken kurallar var. Ana kural; doğru yer, doğru zaman ve doğru tespit olarak nitelenebilir. Körü körüne bir rekabetin hiç kimseye faydası olmaz. Bir mağazayı oluşturmak kolay bir şey değil. Onun da belirli bir külfeti var. Boya, cila, fayans, raf, tezgah… Bunların hepsi ayrı birer maliyet gerektiriyor. Eğer tespit ve adreste yanılırsanız, bunu kapatıp başka bir yere taşımak, yeni bir mağaza oluşturmaktan çok daha zor.daha büyük bir maliyet ve daha büyük bir külfet omuzlarınıza binmiş oluyor. Sayın Turan Şahin; discaunt marketçiliğin geleceğini nasıl görüyor sunuz? Türkiye’ye ve dünyaya şöyle bir bakmak gerekirse, geleceği discauntta olarak görüyorum. Bugün Almanya’da, Fransa’da ve dünyanın birçok gelişmiş ülkesinde dahi discaunt marketçiliğe dönüş var. Büyük marketçilik için büyük mekanlar bulabilmenin zorluğunun yanı sıra, kiralar çok yüksek, işçi maliyetleri ve diğer masraflar çok fazla. Tabi bu da ister istemez ürün fiyatlarına yansıyor ve tüketicinin alım gücünü zayıflatıyor. Yani, bir mağaza açıyorsunuz ve bu mağazada 40 – 50 kişi çalıştırmak zorundasınız. Bizim sistemimizde ise,10 tane mağazada toplam 40 kişi çalışıyor. Hadiseyi bu açıdan değerlendirirseniz, hem ekonomik olma özelliğiyle, hem işletim kolaylığı özelliğiyle, hem de pratik olma özelliğiyle discauntmarketçilik bütün dünya gündemine oturmaya başladı.

Şunu da söylemek doğru olur; artık insanlar büyük alışveriş merkezlerine hem gezmek, hem de alışveriş yapmak için gidiyor. Bizdeki mantık öyle değil. Müşteri geliyor aceleyle alışverişini yapıp hemen gitmek istiyor. Yani markete vakit kaybetmek istemiyor. Artık zamanın kıymetli olduğu devirleri yaşıyoruz.Bunun yanında bizim sistemimiz tamamen tasarrufa dayalı. Bakıyorsunuz bizde olan 1 liralık ürün büyük AVM’lerde 1.20, 1.30, 1.50 lira gibi fiyatlara satılıyor.Yani mutlaka bir fiyat farkı var. Günümüzde insanlar parayı zor kazandıkları için, zor harcıyorlar ve nerede neyin ne fiyatta olduğunu çok iyi biliyorlar. Bu nedenlerle discount’un geleceği çok parlak. Sayın Şahin; perakende sektörü içinde discountun yeri ne? Discount marketçiliğe perakende sektörü yönünden baktığımızda, perakendenin içinde discountun yeri pek büyük değil. Ama her yıl daha fazla ön plana çıkan bir durum söz konusu. Şu anda tam rakamlarıyla bilemiyorum ama, öncü olan bir takım markaların büyümesi, Hakmar Ekspres gibi, Anadolu’nun birçok yerinde oluşturulmuş olan zincirlerin büyümesi gibi… bunlar bize sektörün her geçen gün perakende sektöründeki yerini güçlendirdiğini gösteriyor. Bu işi hakkıyla yapanlar hep ayakta duruyor. Akıllı işler yaptıklarında, akıllı noktalar açtıklarında hiçbir zaman zarar etmiyorlar, hiçbir krizde sarsılmıyorlar. Türkiye de bazı guruplar discaunt marketçilikte franchise veriyorlar. Sizin bu konuya bakışınız nasıl? Bu bize sürekli sorulan sorulardan birisi.

Eğer biz bunu yapsaydık mağaza sayımız kesinlikle 500 olmuştu. Bu gerçekten çok zor bir şey. Çok ölçülüp tartılarak yapılması gereken bir çalışma şekli, Franchise verdiklerimizin bu işi hakkıyla yapıp yapamayacağını ölçüp tartmak ve sonrasında bunun kontrolünü yapmak oldukça güç bir iş. Bu ve diğer birçok sebeple bizim böyle bir düşüncemiz kesinlikle yok. 2011’de Anadolu yakasındaki hedefiniz ne? Yukarıda daha önce de belirttiğim gibi, şu anda bizim iki adet depomuz var. Biz her yıl sonunda toplanıp hedeflerimizi belirliyoruz. Geçen yıl ilk kez bir bütçe yaptık. Bu bütçede bu yıl kaç tane mağaza açacağız, ne kadar harcama yapacağız, bütün bunların planlamasını yaptık ve 2010 yıl sonu hedeflerimizi yaptığımız bu planı uygulayarak gerçekleştiriyoruz. Önümüzdeki yıl ise 40 – 45’er mağaza açarak 200 rakamını bulacağız inşallah. İstikrarın perakende piyasası üzerindeki etkisi nedir? Bizim sektörümüzde istikrarın önemi çok büyük. Eğer piyasalardaki istikrar olmasaydı, bizim bu kadar büyümemiz de söz konusu olamazdı. Şirketimiz istikrarı gördüğü için böyle güvenle yatırım yapabiliyor. Genel olarak bakacak olursak; Türkiye de bir istikrara gidiş var. O eski sıkıntılı günlerin artık geride kaldığını düşünüyoruz.

Bu hepimiz için çok önemli, Türkiye de yaşayan bütün bireyler için geçerli. Sayın Turan Şahin, satınalmadaki ana prensipleriniz neler? Biz Hakmar Ekspres olarak direk ürünün kaynağına gitmeye çalışıyoruz. Satın aldığımız ürünlerin birçoğu mutlaka ana kaynağından. Yumurtayı yumurta üreticisinden, sütü süt üreticisinden…yani direk üreticiye inmeye çalışıyoruz. Özetle bütün ürünlerimizi kaynağından temin etmeye çalışıyoruz. Buradaki hedef tüketiciye en iyi fiyatı sunmak. Fiyatları belirlerken diğer marketlerin fiyatlarını mı baz alıyorsunuz, yoksa maliyetlere göre mi fiyat çıkarıyorsunuz? Üstte de belirttiğim gibi, biz zaten tüketiciye en iyi fiyatları sunabilmek için; gerek sabit maliyetlerden kaçınarak, gerek ürünlerin kaynağına inerek elimizden geleni yapıyoruz ve bunu uygulamada da gösteriyoruz. Discount olmuş olmanın gerekleriyle de, fiyatlarımız zaten piyasanın oldukça altında. Biz üstlenmiş olduğumuz misyon ile fiyat politikamızı da otomatikman belirlemiş oluyoruz. Tüm bunların bilincindeyken ve ürünlerin üretim maliyetlerine kadar bilgi sahibiyken, piyasa fiyatları üzerinde kalmamız söz konusu dahi olamaz. Hiçbir zaman üretim maliyetleri yükselmeden ürünlerin fiyatlarını yükseltmeyiz. Sayın Turan Şahin, verdiğiniz bilgiler için çok teşekkür ederiz.Bize bu fırsatı verdiği için, Yerel Marketim Dergisi’ne teşekkür eder, başarılarının devamını dileriz.


BASINDA HAKMAR EKSPRES

Yerel Marketim
Yerel Marketim I.Sayı
3 yılda 120 mağaza